Archaeological Project 2 - ASIAN ART & ARCHAEOLOGY

İçeriğe git

Ana menü:

Archaeological Project 2

ORTA ASYADA ÖZBEKİSTAN-TÜRKİYE ULUSLARARASI ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR PROJESİ
ÖZBEKİSTAN’DA KARŞİ VAHASI YERKURGAN ŞEHİR HARABESİNDEKİ ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR


Orta Asya’nın en eski ve en büyük merkezlerinden biri olan İpek Yolu üzerindeki Yerkurgan Şehir Harabesi, Özbekistan’nın güneyinde Kaşkaderya Bölgesi’ndeki Karşi Şehri’nin 10 km. batısında yer almaktadır. Şehir harabesindeki Merkezi Tapınak'taki arkeolojik çalışmalar 2013 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi (BAP No:31623) desteği ile başlamış  ve daha sonra Türk Tarih Kurumu ile İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi destekleri ile 2017-2018 yıllarında da devam etmiştir. Devam etmekte olan proje, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı ve Özbekistan Cumhuriyeti Bilimler Akademisi Arkeolojik Araştırmaları Enstitüsü ortaklığı ile gerçekleştirilmektedir. Projenin başkanlıklarını ,İ.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Sanatı Tarihi Anabilim Dalı’ndan Prof.Dr.İbrahim Çeşmeli ile Özbekistan Bilimler Akademisi Arkeolojik Araştırmalar Enstitüsünden Dr. Abdisabur Raimkulov yapmaktadır. Projenin restorasyon-konservasyon sorumlusu ise Konservatör Dr. Hande Günözü Ulusoy'dur
Tarihi öneme sahip Yerkurgan Şehir Harabesi, Amu Derya (Ceyhun-Oxus) ve Sir Derya (Seyhun-Jaxartes) nehirleri arasında Maverünnehir’de (Transoxiana) Zerefşan ve Kaşkaderya vadilerini kapsayan Sogdiana Bölgesi içinde ve güneyinde yer almaktaydı. Bölgede Moğollar öncesinde sırasıyla; A
hamanişler (Persler / M.Ö. 6-4. yüzyıl), Seleukoslar (M.Ö. 4-3. yüzyıl), Yunan-Baktrianlar  (M.Ö. 3-2. yüzyıl), Yüe-çiler (M.Ö.2-1. yüzyıl), Kang-çüler (M.Ö. 2-1. Yüzyıl), Kuşanlılar (1-3. yüzyıl), Sasaniler (3-4. Yüzyıl), Kidaritler (4-5. yüzyıl), Eftalitler (Akhunlar/5-6. yüzyıl), Türk Kağanlığı (Göktürkler/6-8. yüzyıl), Emeviler (8. yüzyıl), Abbasiler (8-9. yüzyıl), Samaniler (9-10. yüzyıl) ve Karahanlılar’ın (11-12. yüzyıl) hakimiyetleri görülmüştür. Bölgede Sogd kültürü yanında İran, Helen, Türk, Çin, Hint, Arap kültürleri de etkin rol oynamıştır. İslamiyet öncesinde bölgede başta Zerdüştlük olmak üzere Yunan, Hinduizm, Budizm,  Maniheizm, Mezopotamya Hıristiyanlık. yerel kültler ve göçebe inançları gibi farklı  inançlar görülmüştür.
Buhara’dan Nesef’e (Nahşeb) uzanan İpek Yolu üzerinde konumlanan Yerkurgan Şehri’nin
bulunduğu bölgenin Antik Çağ’daki ismi Xenippa (Nahşeb/Nesef) olarak bilinmekteydi. Perslerden önce Demir Çağında M.Ö. 9-8. yüzyılda şehir hayatına geçilmeye başlanmış olan Yerkurgan’da hayat erken Orta Çağ’da M.S. 7. yüzyıla kadar devam etmiş ve bu döneme kadar Karşi Vahası’nın merkezi olmuştur. Şehri iç ve dış olmak üzere iki sur çevirmekteydi. Önceleri 34 hektarlık bir alanı (iç sur) kaplayan şehir, sonraları genişleyerek 150 hektarlık bir alanı (dış sur) kaplamıştır. Günümüze ulaşan arkeolojik kalıntılardan anlaşıldığı üzere şehirde kale, saray, tapınaklar, keramik ve metal üretenlerin yerleri, evler, mezar yapısı ve dahma,’sesizlik kulesi’ gibi sivil ve dini mimari yapılar yer almaktaydı.
Arkeolojik çalışmalar, şehrin merkezinde
muhtemelen geçmişte tapınak fonksiyonu gören fakat günümüzde büyük bir tepelik görünümündeki yapı kalıntısında sürdürülmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda yapının yaklaşık dıştan 50 x 50 m., içten ise yaklaşık  30 x 30 m. kare planlı bir plana sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yapı dört ana yöne göre konumlanmıştır. Yapının tek girişi güney cephesinin ortasında yer almaktadır. Muhtemelen sonradan yapının dış duvarlarının iç yüzeyinin önüne yeni duvarlar eklenmiş ve duvar kalınlığı 9 m. olmuştur. Yapının ilk duvarları 7.5. m. kalınlığında idi. Yapının duvarları kerpiç  ile inşa edilmiştir.  Yapının üst tabanın kuzeyinde, güneydeki kapıyla aynı eksende;  topraktan kübik, dikdörtgen  planlı ve  üzeri düz ateş altarı  (üzerinde kalın yanık tabakası bulunmaktadır) tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda çeşitli tipte gündelik ve ritüel seramikler, boncuklar ve taş   aletler tespit edilmiştir. Şehrin merkezindeki yapı muhtemelen Araplardan önce bölgede hakim inanç olan Zerdüştlükle bağlantılı ateş tapınağı fonksiyonu göstermekteydi. Merkez Tapınağı muhtemelen M.S. 3-4 yüzyıllarda Kuşanlılar veya Sasaniler zamanında kurulmuş, Kidaritler, Eftalitler (Akhunlar) ve Türk Kağanlığı (Göktürkler) zamanlarında da, M.S. 3-7. yüzyıllar arasında kullanılmıştır. Çalışmaların sürdürüldüğü  Merkez Tapınağı doğusunda 1970'li yıllarda ortaya çıkartılan daha küçük olan  Zerdüştlükle bağlantılı Doğu Tapınağı (M.S.3-4. yüzyıl) bulunuyordu. Bu iki tapınak, Geç Antik Çağ ve Erken Orta Çağ'da şehrin merkezinde dinsel bir kompleks oluşturmaktaydı. Çift tapınak uygulaması , bölgede dinsel mimaride bir gelenek olup bu açıdan  Pencikent'te Zerdüştlükle ilişkili Erken Orta Çağ'dan kalmış çift tapınak ile paralellik göstermektedir.  Kazıda ortaya çıkan eserler Karşi Tarih Müzesi’ne teslim edilmektedir. Önümüzdeki yıllarda da aynı ekiple bölgedeki arkeolojik çalışmaların devam etmesi planlanmaktadır.




 
İçeriğe dön | Ana menüye dön